STÉPHANE MALLARMÉ

(18 Mart 1842,
Paris/Fransa – 9 Eylül 1898, Vulaines-sur-Seine, Fransa)
Sembolizm akımının
öncüsü Fransız şair. Annesini 5 yaşında yitirdi. 10 yaşında bir din okuluna, 14
yaşında da Sens Lisesi'ne yatılı olarak girdi. 1862 Kasımında, Alman Maria
Gerhard'la Londra'ya yerleşti. Ertesi yıl babasını da yitirdi ve kendisinden
yedi yaş büyük Maria'yla evlenip Tournon'da İngilizce öğretmenliğine başladı.
1864 kışında Hirodias'a (Hérodiade) "gebe" kaldı ve hemen ardından
kızı Geneviève doğdu; yazın Kır Tanrısı'nı (Faune) yazmaya başladı. 1866'da
Cannes'da derin bir bunalıma girdi, sonraki iki yıl migrenlerle ve bu zihinsel
can çekişmesiyle geçti. 1871'de oğlu Anatole dünyaya geldi ve şair Paris'e
atandı. 1878'de İngilizce Sözcükler'i (Les Mots anglais) yayımladı. G. W.
Cox'un bir elkitabından yaptığı Antik Tanrılar (Dieux antiques) çevirisinin
yayımlandığı 1879 yılında oğlu Anatole'ü yitirdi. 1884'te Manet aracılığıyla
tanıştığı Méry Laurent yaşamına girdi. Verlaine'in Lanetli Şairler (Poètes
maudits) ve Huysmans'ın Tersine (A rebours) yapıtlarının yayımlanmasıyla üne
kavuştu ve aynı yıl "Yeryüzünün Orpheus'çu açıklaması" olacak Kitap
projesinden ilk kez söz etti. 1896'da ölen Verlaine'in ardından "Şairlerin
Prensi" seçildi. 1897'de Cosmopolis dergisinde Un Coup de Dés (Bir Zar
Atımı) yayımlandı sa’ya dönünce Tournon Koleji’nde öğretmenlik yapmaya başladı.Bir
süre Besancon ve Avignon şehirlerinde yaşamını sürdürdü fakat 1871 yılında
Paris’e döndü. öğretmenlikten 1895 yılında emekli oldu.
1880 yılından sonra Paris’te Roma Sokağı’ndaki
evinde ‘Salı Toplantıları’ düzenledi. Mallamè yapıtlarında seçkin ve karmaşık
bir anlatım kullanmıştır ve şiirin gizemli olması gerektiğini söyledi ve savundu.
Şiirlerini Art Libre’de yayımladı. Bir ara La Dernière Mode adında dergi çıkardı.
Stèphane Mallarmè için şiirin özü kapalılık ve anlaşmazlıktır. Yapıtlarından bazıları
‘Eski Tanrılar’ , ‘Saçmalar’ , ‘Koşuklar’
ve ‘Düzyazılar’ dır.
Türkçe’de Stéphane
Mallarmé
Mallarmé’nin Şiir
Üzerine Mektupları, Mazhar Candan, 1995, Düşün, İst.
Şairler Prensi
Mallarmé, Erdoğan Alkan, 1998, Broy, İst.
Zarla Şans
Dönmeyecek, Çev. Erdoğan Alkan, 2006, Varlık, İst.
Şiirler, Çev. Erdoğan
Alkan, 2006, Varlık, İst.
Stéphane Mallarmé/Profil,
Çev. Ömer Aygün, 2003, YKY, İst.; yb. 2015, Edebi Şeyler, İst.
DENİZ MELTEMİ
Hayır yok tenden
artık; hatmedildi kitaplar.
Ah! Bi kaçsam!
bilirim, o mest kuşlara diyar,
Bir akl'almaz
köpükle göklerin arasında.
Bir şey tutamaz
gayrı, gözlerin aynasında
Yanan bahçeler
bile, bu deniz kokan gönlü;
Tutamaz ne geceler,
ne duran o hüzünlü
Boş kâğıtlar üstüne
iğilmiş kandil öyle;
Tutamaz o çocuğunu
emziren taze bile,
Gidiyoruz! Kalk,
gemi! Yalpanı vur şöyle bir,
Ve sonra al bir
günâ âleme doğru demir!
Ümitten onca çekmiş
sıkıntı şimdi, dersin,
Hayır duasına mı
kanmakta mendillerin?
Belki de bu
direkler, fırtınalara davet,
Nâçar bir gün
yığılır güverteye...Ne imdat,
Ne görünürde ada ve
ne kürek ne yelken;
Ama sen geçme gine
gemici türküsünden!
Çeviri: Can Yücel
GÜZELİM BUGÜN
El değmemiş,
dipdiri, güzelim bugün,
Sarhoş bir kanatla
yırtar mı bizim bu
Kar altında
unutulmuş katı gölün
Donakalmış uçuşlar
dolu buzunu?
Bendim, diyor bir
eski zaman kuğusu;
Şahane ve umutsuz
kanat sıyıran,
Nerede diye o
dünya, güzel yaşanan
Bastırınca kısır
kışın sıkıntısı.
Silkecek boynundan
bembeyaz ölümü
Daralan dünyasına
kafa tutan kuş,
Ama neylesin kanat
buza gömülü.
Kendi aydınlığıyla
saplanmış göle,
Duruyor kuğu,
rüyalarıyla donmuş,
Beyhude gurbetinde,
başı göklerde.
Çeviri: Sabahattin
Eyüboğlu
RONDEL
Hiçbir şey yok
uyandığınızda
Somurtmadan
karşılayacağınız
Korkunç, bir gülüş
sarsarsa bakınız
Kanatlarınızı o
yastıklarda
Kayıtsız uyuyun,
korkusuzca da
Ele vermeyecek sizi
soluğunuz
Hiçbir şey yok
uyandığınızda
Somurtmadan
karşılayacağınız
Bütün o canım
düşleri bir anda
Bu güzellik bozduğu
an bakınız
Artık ne bir tek
çiçek yanaklarda
Ne de ölçüsüz
elmaslar gözlerde
Hiçbir şey yok
uyandığınızda.
Çeviri: İlhan Berk
RONDEL
Sevişiriz dilersen
şâyet
Aşkı anmadan
dudaklarınla
Bir şeycik yapamaz
bize anla
Susmaktan gayri bu
gülden demet
O nağmeler ki
gülüşün elbet
Veremez pırıltısını
aslâ
Sevişiriz dilersen
şâyet
Aşkı anmadan
dudaklarınla
Sessizce sarmaş
dolaş nihayet
Sylphe giymiş
kıpkızıl urbasını
O hayâl kanatların
uçlarını
Alev bir öpüş
kavrar âkıbet
Sevişiriz dilersen
şâyet
Çeviri: Salâh
Birsel
YAZ ÜZÜNTÜSÜ
Sen ey, o uykulu
savaşçı, kumlar üstünde,
Yorgun bir su
ısıtıyor güneş saçlarında
Ve bir günlük
yakarak düşman yanağında,
Karıştırıyor bir
aşk içkisini gözyaşıyla.
Duruk sessizliği ak
yalımın, üzüntü içinde
Dedirtti, ey benim
ürkek öpüşlerim, sana:
"Tek bir mumya
olmayacağız seninle asla
Bu mutlu palmiyeler
altında, eski çölde."
Ama ılık bir
nehirdir işte saçların,
Ürküsüz boğmak orda
bize tebelleş ruhu
Ve bulmak o Yokluğu
senin tanımadığın.
Akan düzgünü tadacağım
gözkapağından,
Verebiliyor mu diye
ezik yüreğime
Duygusuzluğunu
gökyüzünün ve taşların
Çeviri: İlhan Berk
Yorumlar
Yorum Gönder